İKBAL GÜRPINAR - KİTAPLAR

2007 - İkbal'le Küçük Mutluluklar
Gözbebeğimiz gibi baktığımız, gerekli tüm ihtimamı gösterdiğimiz hâlde solan, büyümeyen, çiçek açmayan bitkilerimizi düşündüm. Evlerimizde, suyunu, vitaminini, gübresini verdiğimiz, uygun yere yerleştirdiğimiz, özenle baktığımız hâlde bitkilerimiz çiçek açmazken, bütün engellere rağmen kayalıklardaki çiçeklerin tüm güzelliklerini sergilemesinin nedeni ne olabilirdi acaba?
Hani, özel odaları, öğretmenleri, son model cep telefonları varken sınıfta kalan
çocuklarımıza inat, gecekonduda yaşayan öğrencilerin takdirname alması, en iyi
okulları kazanması gibi... Sanırım bu, bir azim meselesi, Yeter ki isteyelim,
içimizden gelsin, bir işi başarma isteği olsun yüreğimizde... İşte o zaman çelik
teller bile bizi engelleyemez..."
İkbal Gürpınar Karagözlü, uzun bir aradan sonra yeni kitabı İkbal'le Küçük
Mutluluklar: "Gün Doğdu" ile siz sevgili okurlarıyla hasret gidermek için
sabırsızlanıyor...
Elinden bal damlar gibi yazdığı satırlarla bizlerin dikkatini, hayatımızın
koşuşturması içerisinde unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz, geri plana attığımız
konulara çekmeye çalışıyor. Ve hepimizi sevgi ve saygı dolu bir yaşama davet
ediyor!..

2006 - Benim Hala Umudum Var
Hayatınızdan neleri çıkarıp atmak isterdiniz? Elinizde bir
silgi olsa, dilediğiniz şeyleri silme hakkınız olsa, hangi yaşanmışlıkları yok
ederdiniz?
Eskiden, çook eskiden hiç düşünmeden yapıverdiğiniz, üstelik kendinize mübah
saydığınız neler beliriveriyor şimdi hafızanızda?
Gözünüzün önüne kimler geliyor affedemediğiniz?
Rüyalarınıza bile giren, geceleri kan ter içinde uyanmanıza sebep olan bir
şeyler var mı hayatınızda?
Son zamanlarda sorguladınız mı hiç kendinizi, yaptıklarınızı?
Belki bu kitap bir dertleşme olacak sizlerle, bir itiraf, bir paylaşım. Ben ya
da diğerleri yapmış olabilir yazdıklarımı, ne fark eder ki? Bu dünya, bu hava,
bu su, bu toprak hepimizin değil mi? ..
İkbal Gürpınar, büyük bir samimiyetle ve içinizi ısıtan bir üslupla sanki
evinizde oturmuş karşılıklı sohbet eder gibi anlatıyor Yaradan’dan dolayı çok
sevdiği sizlere;
'Benim hâlâ umudum var...
2004
- Günaydın Gece
Güzellik bakan gözdeymiş.
Niyetmiş her şeyi güzelleştiren, olmazları olduran. Sevgi, açılmayacak sanılan,
üzerine kilit vurulan tüm kapıların anahtarıymış. Tam da ümitsizliğe düşmeye
ramak kala doğuruvermiş güneşi üzerimize Yaradan; parlak ve sıcak... Tatlı
dille, güler yüzle söylenen sözlere doyulmazmış...
Bu kitap, güler yüzle, düşünerek okunsun, yüreklerde sevgi dokunsun, insanlar
sevdiklerine sevgiyle dokunsun, ellerindekinin kıymetini bilsin, yurdunu sevsin,
kendini tanısın, bilsin diye yazıldı. Bir gece sabaha karşı ciyaklayarak dünyaya
geldiğini cümle aleme duyuran çocuklar gibi, gece, sabaha karşı yazılmaya
başlandı.
Herkes bana sorup dururken 'Nasıl oluyor da bu kadar pozitif bir insan olmayı
başarabiliyorsunuz? ' diye. Dilersek, karanlıkları bile nasıl
aydınlatabileceğimizi, geceleri nasıl gündüz yapabileceğimizi anlattım dilim
döndüğünce.
Hep birlikte söyleyelim hadi. Günaydııınnn gece! ! !
2003
- İçimden Geldiği GibiNasılsınız bugün? Kokladınız mı bir çiçeği?
Saksınızda hercaîmenekşe yoksa bile, küçük bir bebeği; salıncaktan düşen yaramaz
bir oğlanı; beyaz saçları, kalın gözlükleriyle hayata sımsıkı sarılan bir nineyi
kokladınız mı hiç?
Dokundunuz mu, yardım ettiniz mi, 'Merhaba! ' dediniz mi? Aynaya bakıp kendinize
gülümsediniz mi? En son ne zaman bir eli sıkı sıkı tuttunuz?
Hatırlamıyorsanız, uzatın elinizi, bir yolculuğa çıkalım sizinle: İnişli
çıkışlı, sevinçli, hüzünlü, heyecanlı, huzurlu...
Belki hatırlarsınız, yağmurun altında yürümekten damlaların içinize işlediği o
baharı... Belki sokağa atarsınız kendinizi, okuyunca bu satırları; selâm
durursunuz gökyüzüne, uçan kuşlara, toza toprağa, yeni filizlenmiş yaprağa...
Hazır mısınız?